noun

fellowship

arkadaşlık, yoldaşlık, topluluk, burs

They enjoyed the fellowship of other students.

Diğer öğrencilerle olan arkadaşlıktan keyif aldılar.

He joined the local Christian fellowship.

Yerel Hristiyan topluluğuna katıldı.

She received a fellowship to study abroad.

Yurtdışında okumak için bir burs aldı.

fellowship with ((sb.)) biriyle arkadaşlık He values fellowship with his colleagues.

a fellowship ((...)) bir grup veya akademik burs She applied for a research fellowship.

Eş anlamlılar: arkadaşlık, topluluk, burs

'fellow' (arkadaş) + '-ship' (durum belirten bir ek). Arkadaş olma durumu.

Birlikte yelken açan, arkadaşlığı paylaşan 'fellows' (arkadaşlar) ile dolu bir 'ship' (gemi) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.