verb

festoon

çelenklerle süslemek, donatmak

They festooned the hall with lights and ribbons.

Salonu ışıklar ve kurdelelerle süslediler.

((to festoon sth. with sth.)) ((bir şeyi)) ((bir şeyle)) süslemek They festooned the hall with lights and ribbons.

Eş anlamlılar: decorate, adorn, deck, garnish

İtalyanca 'festone' (şenlik süsü) kelimesinden, o da 'festa' (ziyafet, festival) kelimesinden gelir. Aslen bir çelenk için kullanılan bir isimdi.

Her şeyin süslemelerle 'festooned' (süslendiği) bir 'fest' (festival) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.