noun

fetish

fetiş, takıntı

He has a fetish for expensive shoes.

Pahalı ayakkabılara karşı bir fetişi var.

The tribe worshipped a small wooden fetish.

Kabile küçük ahşap bir fetişe tapıyordu.

((bir şeye)) karşı fetiş a fetish for (sth.) He has a fetish for expensive shoes.

Eş anlamlılar: obsession, fixation, compulsion

Portekizce 'feitiço' (tılsım, büyü) kelimesinden, o da Latince 'factīcius' (yapay) kelimesinden gelir.

Kelimenin sesini hatırlamak için yaygın bir fetiş türü olan 'ayakları' (feet) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.