adjective

fierce

şiddetli, sert, azgın

A fierce dog guarded the house.

Sert bir köpek evi koruyordu.

The competition was fierce.

Rekabet şiddetliydi.

She has a fierce determination to win.

Kazanmak için şiddetli bir kararlılığı var.

a fierce ((noun)) şiddetli bir ((isim)) Bütün gece şiddetli bir rüzgar esti.

((noun)) is fierce ((isim)) şiddetlidir İş için rekabet şiddetlidir.

Eş anlamlılar: ferocious (vahşi), intense (yoğun), aggressive (agresif); Zıt anlamlılar: gentle (nazik), mild (hafif)

Eski Fransızca 'fiers', Latince 'vahşi' anlamına gelen 'ferus' kelimesinden gelir.

'Fierce' kelimesinin sesi biraz hırlamaya benzer. Şiddetli bir kaplan veya azgın bir savaşçı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.