verb

amass

biriktirmek, toplamak, yığmak

He amassed a great fortune.

Büyük bir servet biriktirdi.

They amassed evidence against him.

Ona karşı delil topladılar.

((bir şeyi)) biriktirmek He amassed a great fortune.

Eş anlamlılar: accumulate, gather, collect, pile up; Zıt anlamlılar: disperse, scatter

Fransızca 'kütle haline getirmek' anlamına gelen 'à masse'den türeyen 'amasser' kelimesinden gelir.

'Bir kütle' (a mass) oluşturmayı düşünün. 'Amass', bir şeyden büyük miktarda toplayarak bir kütle oluşturmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.