noun

figures

rakamlar, şekiller, figürler, şahsiyetler

The sales figures are very high.

Satış rakamları çok yüksek.

The book has many figures and tables.

Kitapta birçok şekil ve tablo var.

I saw two figures in the distance.

Uzakta iki karaltı gördüm.

((sales/etc.)) figures (satış vb.) rakamlar. The sales figures are high.

Eş anlamlılar: sayılar, istatistikler, şekiller, formlar, silüetler

Latince "figura" (şekil, form) kelimesinden. Çoğul "-s" eki standart İngilizcedir.

"Figures" kelimesini bir şeyin alabileceği tüm şekiller olarak düşünün: bir sayının şekli (8), geometrik bir şekil (üçgen) veya bir kişinin şekli.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.