noun

filling

dolgu

The pie has a sweet apple filling.

Turtanın tatlı bir elma dolgusu var.

I need to get a filling at the dentist.

Dişçide dolgu yaptırmam gerekiyor.

a ((adjective)) filling (sıfat) bir dolgu The pie has a sweet apple filling.

dolgu yaptırmak bir diş çürüğünü doldurtmak I need to get a filling at the dentist.

Eş anlamlılar: stuffing, contents, inlay (dişçilik)

'to fill' (doldurmak) fiilinin -ing halinden gelir. Bir şeyi dolduran 'şey'dir.

'Dolgu' (filling), ister turtada ister dişte olsun, bir deliği 'doldurmak' için kullandığınız şeydir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.