verb

filter

filtrelemek, süzmek

You should filter the water before drinking it.

İçmeden önce suyu filtrelemelisin.

The software filters unwanted emails.

Yazılım istenmeyen e-postaları filtreler.

((sth.)) (bir şeyi) filtrelemek Suyu filtrelemelisin.

((sth.)) ((out)) (bir şeyi) süzerek ayırmak Kirleri filtreler.

Eş anlamlılar: süzmek (strain), elemek (sift), arıtmak (purify)

Sıvıları süzmek için kullanılan Orta Çağ Latincesi 'filtrum' (keçe) kelimesinden gelir.

Kahveyi bir kağıt filtreden geçirerek iyi sıvıyı alıp telveyi geride bıraktığınızı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.