adjective

amazed

şaşırmış, hayret etmiş

I was amazed by her performance.

Onun performansına şaşırdım.

She was amazed to see him there.

Onu orada görünce şaşırdı.

((bir şeye şaşırmış)) büyük bir şaşkınlık hissetmek veya göstermek. I was amazed by her performance.

((bir şeyi yapmaya şaşırmış)) bir şeyi yapmaktan veya görmekten şaşırmış. She was amazed to see him there.

Eş anlamlılar: astonished, surprised, astounded; Zıt anlamlılar: unimpressed, bored

'amaze' fiilinin geçmiş zaman ortacı. '-ed' eki bir eylemden kaynaklanan bir durumu veya hissi belirtir.

Bu kelime, bir şey 'amazing' (şaşırtıcı) olduğunda nasıl *hissettiğinizi* tanımlar. '-ed' eki genellikle duyguları tanımlar (ör. bored, interested).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.