noun

finesse

incelik, ustalık, maharet

She handled the situation with great finesse.

Durumu büyük bir ustalıkla idare etti.

It was a challenge requiring finesse.

İncelik gerektiren bir meydan okumaydı.

((ile)) finesse ustalıkla, incelikle She handled the situation with great finesse.

Eş anlamlılar: beceri, incelik, diplomasi, ustalık

Fransızca 'finesse' kelimesinden gelir, bu da 'fin' (ince) kelimesinden türemiştir. 'fine' kelimesiyle doğrudan ilişkilidir.

'Finesse' kelimesini 'ince' bir dokunuşa sahip olmak gibi düşünün. Hassas, becerikli bir eylem hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.