ordinal number

first

birinci, ilk, önce

This is my first time here.

Buraya ilk gelişim.

She won first prize.

Birincilik ödülünü kazandı.

You should call him first.

Önce onu aramalısın.

He was the first to arrive.

İlk gelen oydu.

first ((isim)) ilk ((isim)) This is my first car.

((fiil)) first önce ((fiil)) Let's eat first.

the first ((to-inf)) ilk yapan kişi He was the first to finish.

Eşanlamlılar: initial, primary, earliest; Zıt anlamlılar: last, final

Eski İngilizce'de 'en önde, en belirgin' anlamına gelen 'fyrst' kelimesinden gelir. 'Fore' (ön) ile ilgilidir.

Bir dizideki 1 numaradır. Bir kazananın podyumundaki 'birinci' sırayı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.