adjective

fitting

uygun, yerinde, münasip

It was a fitting tribute to her.

Onun için yerinde bir anmaydı.

That is a fitting punishment for the crime.

Bu, suç için uygun bir cezadır.

a fitting ((noun)) uygun bir (isim) It was a fitting tribute to her.

be fitting for ((sb./sth.)) (biri/bir şey) için uygun olmak That is a fitting punishment for the crime.

Eş anlamlılar: appropriate, suitable, proper; Zıt anlamlılar: unfitting, inappropriate

'to fit' fiilinin sıfat olarak kullanılan 'present participle' (şimdiki zaman ortacı) halidir.

Bir şey 'fitting' ise, duruma mükemmel bir şekilde 'uyar' (fits).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.