adjective

fixed

sabit, belirlenmiş, tamir edilmiş

The price is fixed.

Fiyat sabittir.

The shelf is fixed to the wall.

Raf duvara sabitlenmiştir.

My broken watch is now fixed.

Bozuk saatim şimdi tamir edildi.

((fixed)) + isim (sabit/değişmeyen bir şey) The company has a fixed price for that service.

be + ((fixed)) + to + sth. (bir şeye takılı olmak) The camera is fixed to the ceiling.

Eş anlamlılar: set, established, repaired; Zıt anlamlılar: variable, broken

'Sabitlemek' veya 'sağlamlaştırmak' anlamına gelen 'to fix' fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir.

Bir ürünün üzerine 'sabitlenmiş' (yapıştırılmış) ve değiştirilemeyen bir fiyat etiketi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.