noun

fixing

tamir, sabitleme, garnitürler

The car needs fixing.

Arabanın tamire ihtiyacı var.

We bought a turkey with all the fixings.

Tüm garnitürleriyle birlikte bir hindi aldık.

sth. + needs + ((fixing)) (bir şeyin tamire ihtiyacı var) The car needs fixing.

with all the ((fixings)) (tüm geleneksel garnitürleriyle) We bought a turkey with all the fixings.

Eş anlamlılar: repair, mending; (fixings için) trimmings, accompaniments

'Tamir etmek' veya 'hazırlamak' eylemini belirten 'to fix' fiilinin ulaç hali.

'Fixing', bir şeyi 'fixed' (tamir edilmiş) hale getirme eylemidir. 'The fixings' için, bir yemek için 'hazırladığınız' ekstra malzemeleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.