fixture
Çeviri
demirbaş, tesisat, fikstür, müdavim
Örnekler
The light fixture in the ceiling is new.
Tavandaki aydınlatma armatürü yeni.
He has become a fixture at the local cafe.
Yerel kafenin müdavimi oldu.
The main fixture of the season is the final match.
Sezonun ana fikstürü final maçı.
Dilbilgisi Kalıpları
bir ((tür)) demirbaş. We installed a new light fixture.
((bir yerin)) müdavimi. She's a fixture at the library.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: demirbaş, tesisat, müdavim; Zıt anlamlılar: geçici
Etimoloji
Latince 'sabitlemek' anlamına gelen 'figere' kelimesinden gelir. 'fix' (sabitlemek) ile aynı kökü paylaşır.
Hafıza İpuçları
Tavana takılı bir lamba gibi, bir yere 'sabitlenmiş' bir şey düşünün.