adjective

flamboyant

gösterişli, havalı, cafcaflı

He has a flamboyant personality.

Gösterişli bir kişiliği var.

She wore a flamboyant pink dress.

Gösterişli pembe bir elbise giymişti.

((a flamboyant noun)) gösterişli bir (isim) He has a flamboyant personality.

Eş anlamlılar: showy, ostentatious, extravagant; Zıt anlamlılar: modest, plain, reserved

Fransızca 'flamboyer' (alevlenmek, parlamak) kelimesinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'alevli'dir.

'Alev' (flame) gibi düşünün – parlak, dikkat çekici ve enerji dolu.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.