noun

flame

alev, ateş, tutku

The candle flame flickered in the wind.

Mum alevi rüzgarda titredi.

He felt a flame of anger inside him.

İçinde bir öfke alevi hissetti.

bir ((sth.)) alevi bir ((sth.)) duygusu She felt a flame of hope.

((sth.)) alevi ((sth.)) ait alev The flame of the candle lit the room.

Eş anlamlılar: fire, blaze, glow

Eski Fransızca 'flamme' kelimesinden, o da Latince 'flamma' kelimesinden gelir.

Bir mumun üzerindeki tek, titreşen bir alevi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.