flat
Çeviri
düz, yassı, sıkıcı, patlak
Örnekler
The road is very flat and straight here.
Burada yol çok düz ve doğru.
He spoke in a flat, emotionless voice.
Düz, duygusuz bir sesle konuştu.
This soda has gone flat.
Bu gazozun gazı kaçmış.
We charge a flat fee for the service.
Hizmet için sabit bir ücret alıyoruz.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) düzdür (bir şey) yassıdır The table is flat.
düz bir ((isim)) yassı/sıkıcı bir (isim) He has a flat stomach.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: level, even, smooth; Zıt anlamlılar: bumpy, hilly, uneven
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'zemin, mesken' anlamına gelen 'flett' kelimesinden gelir ve düz bir yüzeyi ifade eder.
Hafıza İpuçları
Düz (flat) bir pankek hayal edin. Üzerinde hiç pürüz olmayan, tamamen düz bir yüzey.