flatterer
Çeviri
dalkavuk, yağcı, şakşakçı
Örnekler
The king was surrounded by flatterers.
Kralın etrafı dalkavuklarla çevriliydi.
He is a flatterer who only wants a promotion.
O, sadece terfi isteyen bir dalkavuktur.
Dilbilgisi Kalıpları
((biri)) bir dalkavuktur (biri) samimiyetsizce öven bir kişidir He is a known flatterer.
dalkavuklarla çevrili olmak etrafında samimiyetsiz insanlar olmak The politician was surrounded by flatterers.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: sycophant, bootlicker, toady (dalkavuk, yağcı)
Etimoloji
'To flatter' (dalkavukluk etmek) fiilinden ve eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinden türemiştir.
Hafıza İpuçları
Başkalarını iltifatlarla 'pohpohlanmış' (flattered) hissettiren, ancak bunu genellikle samimiyetsiz bir şekilde yapan kişi.