noun

flotsam

denizde yüzen enkaz, döküntü, ıvır zıvır

Flotsam from the shipwreck washed ashore.

Gemi enkazından kalan döküntüler kıyıya vurdu.

His room was full of miscellaneous flotsam.

Odası türlü türlü ıvır zıvırla doluydu.

denizde yüzen enkaz Flotsam from the shipwreck washed ashore.

Eş anlamlılar: enkaz, döküntü, hurda

Anglo-Norman 'floteson' kelimesinden, o da Eski Fransızca 'floter' (yüzmek) kelimesinden gelir. 'Float' (yüzmek) kelimesiyle ilgilidir.

Bir enkazdan sonra denizde 'float' eden (yüzen) şeyleri hayal edin - işte bu 'flotsam'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.