verb

flourish

gelişmek, serpilmek, sallamak

The plants flourish in the new pot.

Bitkiler yeni saksıda serpiliyor.

The business began to flourish last year.

İşletme geçen yıl gelişmeye başladı.

She flourished the letter in his face.

Mektubu adamın yüzünde salladı.

gelişmek, serpilmek The plants flourish in the new pot.

((sth.)) (bir şeyi) sallamak She flourished the letter in his face.

Eş anlamlılar: gelişmek, serpilmek; Zıt anlamlılar: solmak, gerilemek

Eski Fransızca 'florir' (çiçek açmak), Latince 'florere' (çiçek açmak), 'flos' (çiçek) kelimelerinden gelir.

Güzelce açan bir 'flower' (çiçek) düşünün - o 'flourish' ediyor (gelişiyor).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.