verb

flow

akmak, dökülmek

The river flows to the sea.

Nehir denize akar.

Ideas flowed during the meeting.

Toplantı sırasında fikirler akıp gitti.

Traffic is flowing smoothly.

Trafik sorunsuz akıyor.

((özne + flow)) düzenli ve sürekli hareket etmek The river flows to the sea.

((flow + zarf)) belirli bir şekilde hareket etmek Traffic is flowing smoothly.

Eş anlamlılar: stream, pour, run, gush; Zıt anlamlılar: stagnate, stop, halt

Eski İngilizce'de 'akmak, dere' anlamına gelen 'flowan' kelimesinden gelir ve 'flood' (sel) ile ilişkilidir.

Hatırlamak için, bir nehirdeki su gibi 'akışına bırakmayı' (go with the flow) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.