noun

flurry

telaş, kar fırtınası, heyecan

There was a flurry of activity before the event.

Etkinlikten önce bir faaliyet telaşı vardı.

A light flurry of snow fell this morning.

Bu sabah hafif bir kar fırtınası vardı.

a flurry of ((sth.)) bir ((sth.)) telaşı/fırtınası There was a flurry of activity before the event.

Eş anlamlılar: patlama, acele, sağanak

Kökeni belirsizdir, ancak ani bir rüzgar veya kar sesinin taklidi olabilir.

'Aceleci' (hurry) ve 'kabarık' (fluffy) bir kar yağışı düşünün. Bu ani, hafif hareket imajı, bir faaliyet patlaması için de geçerli olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.