adjective

focal

odak, merkezi

The focal point of the room is the fireplace.

Odanın odak noktası şöminedir.

This is a focal issue for our community.

Bu, toplumumuz için merkezi bir konudur.

((focal)) + isim merkez veya en önemli kısımla ilgili Tartışmanın odak noktası maliyetti.

Benzer kelimeler: merkezi, ana, temel; Zıt anlamlılar: çevresel, küçük

Latince 'focus' (ocak, şömine) + '-al' (sıfat eki).

Görüntünün en net olduğu bir kamera merceğinin 'odak noktasını' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.