adjective

focused

odaklanmış, konsantre

He is very focused on his work.

İşine çok odaklanmış durumda.

The image is sharp and focused.

Görüntü keskin ve net.

((on sth.)) (bir şeye) odaklanmış olmak He is very focused on his work.

Eş anlamlılar: concentrated (konsantre), attentive (dikkatli); Zıt anlamlılar: distracted (dikkati dağılmış), unfocused (odaklanmamış)

Latince 'ocak' anlamına gelen 'focus' kelimesinden türeyen 'focus' fiilinden gelir, daha sonra optikte 'yakınsama noktası' için kullanılmıştır.

Bir kamera lensinin tek bir noktaya odaklanıp diğer her şeyi bulanıklaştırdığını hayal edin. 'Focused' olmak budur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.