noun

follower

takipçi, taraftar, mürit, yandaş

He is a follower of the new philosophy.

Yeni felsefenin bir takipçisidir.

She has over a million followers on social media.

Sosyal medyada bir milyondan fazla takipçisi var.

a follower of ((sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) takipçisi/taraftarı He was a follower of Gandhi.

a follower on ((social media platform)) (sosyal medya platformunda) takipçi She has many followers on Twitter.

Synonyms: supporter, disciple, fan; Antonyms: leader

'follow' (takip etmek) fiiline, eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamı 'takip eden kişi'dir.

Sosyal medyayı düşünün: 'follower' (takipçi), güncellemelerinizi takip eden kişidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.