noun

fondness

düşkünlük, sevgi, hoşlanma

He has a fondness for chocolate.

Çikolataya düşkünlüğü var.

She developed a fondness for the stray cat.

Sokak kedisine karşı bir sevgi beslemeye başladı.

((bir şeye/birine)) düşkünlük Eski filmlere düşkünlüğü var. He has a fondness for old movies.

Eş anlamlılar: sevgi (affection), hoşlanma (liking), şefkat (tenderness); Zıt anlamlılar: hoşlanmama (dislike), nefret (hatred)

'Düşkün' anlamına gelen 'fond' sıfatına, bir durumu veya niteliği belirten isimler oluşturan '-ness' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir şeyi sevmek anlamına gelen 'a fondness for...' yaygın kalıbını unutmayın. Bu, düşkün olma durumudur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.