noun

footage

görüntü, film malzemesi

The news showed footage of the event.

Haberlerde olayın görüntüleri gösterildi.

They have hours of unused footage.

Saatlerce kullanılmamış görüntüleri var.

((footage of sth.)) bir şeyin görüntüsü Belgesel, hayvanların nadir görüntülerini içeriyor.

Eş anlamlılar: film, video, kayıt, klip

'Foot' (ölçü birimi) + '-age' (topluluk veya miktar belirten ek) kelimelerinden gelir. Başlangıçta filmin fit cinsinden uzunluğunu ifade ediyordu.

Eski bir film şeridinin 'fit' ile ölçüldüğünü hayal edin. Bu uzunluk 'görüntü'dür (footage).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.