noun

footsteps

ayak sesleri, izinden gitme

I heard footsteps approaching the door.

Kapıya yaklaşan ayak sesleri duydum.

He is following in his father's footsteps.

Babasının izinden gidiyor.

ayak sesleri birinin yürüme sesleri The sound of footsteps echoed in the hall.

((birinin)) izinden gitmek biriyle aynı işi yapmak veya aynı yaşam tarzına sahip olmak She wants to follow in her mother's footsteps.

Eş anlamlılar (deyim): path, example, lead

'footstep' kelimesinin çoğulu. Kelimenin tam anlamıyla, birden fazla adım sesi.

'Birinin izinden gitmek' deyimi için, bir başkasının bıraktığı izlerde tam olarak yürüdüğünüzü, aynı şeyi yapmak için onların yolunu takip ettiğinizi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.