verb

forbid

yasaklamak, men etmek

The law forbids smoking in public places.

Yasa, halka açık yerlerde sigara içmeyi yasaklar.

I forbid you to go out tonight.

Bu gece dışarı çıkmanı yasaklıyorum.

((bir şeyi)) yasaklamak Kurallar flaşlı fotoğraf çekmeyi yasaklar.

((birinin bir şey yapmasını)) yasaklamak Ailem geç saatlere kadar dışarıda kalmamı yasaklıyor.

Eş anlamlılar: prohibit, ban; Zıt anlamlılar: allow, permit

Eski İngilizce 'for-' (karşı) + 'bēodan' (emretmek) kelimelerinden, tam anlamıyla 'karşı emretmek'.

'Forbid' kelimesini 'yasak' kelimesiyle ilişkilendirin. Bir kural veya otorite tarafından bir şeyin yapılmasını engellemek anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.