noun

foreground

ön plan

The tree in the foreground is very detailed.

Ön plandaki ağaç çok detaylı.

This issue is now in the foreground of public debate.

Bu konu şimdi kamuoyu tartışmasının ön planında.

((ön planda)) bir manzaranın gözlemciye en yakın kısmı The artist painted the flowers in the foreground.

Eş anlamlılar: forefront; Zıt anlamlılar: background, backdrop

'fore-' (ön) ve 'ground' (zemin) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'öndeki zemin'.

Bir fotoğraf düşünün: 'ground' (zemin) kısmının 'fore' (ön) tarafı ön plandır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.