noun

forgery

sahtecilik, sahte eser

He was arrested for forgery.

Sahtecilikten tutuklandı.

The painting was a clever forgery.

Tablo zekice yapılmış bir sahteydi.

bir şeyin sahtesi (bir şeyin) yasa dışı kopyası The painting was a clever forgery.

sahtecilikten tutuklanmak sahtecilik suçundan tutuklanmak He was arrested for forgery.

Eş anlamlılar: counterfeit, fake, imitation, copy

'Forge' fiiline, bir eylemin uygulamasını veya ürününü belirten '-ery' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Doğrudan 'to forge' (sahtesini yapmak) fiiliyle ilgilidir. Yasadışı bir şekilde bir şeyin sahtesini yapma eylemi veya sahtesi yapılan şey 'forgery'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.