verb

forgive

affetmek, bağışlamak

Can you forgive me?

Beni affedebilir misin?

She forgave him for his mistake.

Onu hatasından dolayı affetti.

((birini)) affetmek Can you forgive me?

((birini)) ((bir şey)) için affetmek She forgave him for his mistake.

Eş anlamlılar: bağışlamak, mazur görmek, beraat ettirmek; Zıt anlamlılar: suçlamak, gücenmek, cezalandırmak

Eski İngilizce 'forgiefan' kelimesinden gelir, 'for-' (tamamen) + 'giefan' (vermek) köklerinden oluşur ve cezalandırma arzusundan vazgeçmek anlamına gelir.

Öfkenizi veya kırgınlığınızı 'uzağa VERMEK' (for-GIVING away) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.