adjective

forgotten

unutulmuş

The forgotten city was found in the jungle.

Unutulmuş şehir ormanda bulundu.

He felt forgotten by his old friends.

Eski arkadaşları tarafından unutulduğunu hissetti.

((...)) + isim unutulmuş bir (...) The forgotten city was found.

Eş anlamlılar: overlooked, neglected; Zıt anlamlılar: remembered, cherished

'forget' (unutmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Eski İngilizce 'forgietan' kelimesinden, 'for-' (uzak, yanlış) + 'gietan' (yakalamak) köklerinden gelir.

Eski bir tavan arasında, tozla kaplı 'unutulmuş' bir mektup hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.