adjective

forthcoming

yaklaşan, yakında olacak, konuşkan, açık sözlü

The forthcoming election is very important.

Yaklaşan seçim çok önemli.

She was not very forthcoming about her past.

Geçmişi hakkında pek açık sözlü değildi.

a forthcoming (olay) yaklaşan bir (olay) The forthcoming election is very important.

to be forthcoming ((hakkında bir şey)) (bir şey hakkında) açık sözlü olmak She was not very forthcoming about her past.

Eş anlamlılar: approaching, imminent, communicative; Zıt anlamlılar: past, uncommunicative

'forth' (ileri) + 'coming' (gelen) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla 'öne gelen'.

'Forthcoming' (açık sözlü) olan bilgi, birinden 'öne gelir'. 'Forthcoming' (yaklaşan) bir olay, zamanda 'öne gelir'.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.