verb

fortify

güçlendirmek, sağlamlaştırmak, tahkim etmek

They fortified the castle walls against attack.

Kale duvarlarını saldırıya karşı güçlendirdiler.

The cereal is fortified with essential vitamins.

Mısır gevreği temel vitaminlerle güçlendirilmiştir.

He fortified himself with a drink before the speech.

Konuşmadan önce bir içkiyle kendini güçlendirdi.

((bir şeyi)) ((bir şeye karşı)) güçlendirmek They fortified the castle walls against attack.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) takviye etmek The cereal is fortified with essential vitamins.

Eş anlamlılar: strengthen, reinforce, bolster (güçlendirmek, takviye etmek); Zıt anlamlılar: weaken, undermine (zayıflatmak)

Latince 'fortis' (güçlü) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'güçlü yapmak'.

'Fort' (kale) ile bağlantılıdır. 'Fortify', bir şeyi (bir duvarı, yiyeceği veya cesaretinizi) bir kale kadar güçlü kılmaktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.