fossil
Çeviri
fosil, eski kafalı kimse
Örnekler
They found a dinosaur fossil.
Bir dinozor fosili buldular.
He's an old fossil who hates technology.
O, teknolojiden nefret eden yaşlı bir fosil.
Dilbilgisi Kalıpları
a fossil of ((sth.)) (bir şeyin) fosili They found a fossil of a large fish.
((sb.)) is a fossil (biri) eski kafalıdır He's considered a fossil in the company.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: kalıntı, yadigâr; Zıt anlamlılar: yok
Etimoloji
Latince 'kazılmış' anlamına gelen 'fossilis' kelimesinden gelir. Yerden çıkarılan bir şeyi ifade eder.
Hafıza İpuçları
Bir 'fosil' bulmak için 'fasıl'larca kazı yapmak gerektiğini hayal edin.