noun

frame

çerçeve, iskelet, yapı, vücut yapısı

The picture frame is made of wood.

Resim çerçevesi ahşaptan yapılmıştır.

The frame of the house is strong.

Evin iskeleti sağlamdır.

He has a large and powerful frame.

Geniş ve güçlü bir vücut yapısı var.

((bir şey için bir çerçeve)) bir şeyi tutan bir yapı Resmin korunması için bir çerçeveye ihtiyacı var.

Eş anlamlılar: border, structure, casing, framework

Eski İngilizce'de 'fayda sağlamak, ilerletmek' anlamına gelen 'framian' kelimesinden türemiştir ve 'inşa etme' fikriyle ilgilidir.

Bir fotoğraf çerçevesi hayal edin. Bu görüntü, bir şeyi tutan bir sınır veya yapı olan temel anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.