noun

fraud

dolandırıcılık, sahtekarlık, sahtekar

He was convicted of tax fraud.

Vergi kaçakçılığından hüküm giydi.

The psychic was a complete fraud.

Medyum tam bir sahtekardı.

commit fraud dolandırıcılık yapmak He was accused of committing fraud.

a fraud bir sahtekar They discovered the doctor was a fraud.

Eş anlamlılar: deception, scam, deceit, swindle

Latince 'aldatma, zarar' anlamına gelen 'fraus' kelimesinden gelir.

'Afraid' (korkmuş) gibi ses çıkarıyor. Dolandırıcılıktan (fraud) korkmalısınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.