adjective

fraudulent

hileli, sahte, dolandırıcı

He was involved in a fraudulent scheme.

Hileli bir plana karışmıştı.

The company made fraudulent claims about its product.

Şirket, ürünü hakkında hileli iddialarda bulundu.

((hileli bir sth.)) hileli Hileli bir sigorta talebinde bulundu.

Eş anlamlılar: deceitful, dishonest; Zıt anlamlılar: honest, legitimate

Latince 'fraus' (hile) + '-ulent' (dolu) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'hile dolu'.

Türkçedeki 'dolandırıcılık' anlamına gelen 'fraud' kelimesini biliyorsanız, bu kelimenin sıfat hali olduğunu düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.