adjective

freaked

paniğe kapılmış, çok korkmuş, ödü kopmuş

I was too freaked to say anything.

Bir şey söyleyemeyecek kadar panik olmuştum.

He got freaked out by the loud noise.

Yüksek sesten dolayı ödüm koptu.

freaked (out) olmak paniğe kapılmış/çok korkmuş olmak Bir şey söyleyemeyecek kadar panik olmuştum.

Eş anlamlılar: scared, frightened, panicked, terrified

'to freak (out)' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacı.

Bunu, bir şey sizi 'çıldırttıktan' *sonra* içinde bulunduğunuz durum olarak hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.