adjective

freezing

dondurucu, çok soğuk

It's freezing outside today.

Bugün dışarısı dondurucu.

I'm freezing, can you close the window?

Donuyorum, pencereyi kapatabilir misin?

((be)) freezing dondurucu olmak It's freezing outside.

Eş anlamlılar: icy, frigid, bitter; Zıt anlamlılar: hot, warm, boiling

'Freeze' (donmak) fiilinden, Eski İngilizce 'frēosan' kelimesinden gelir. '-ing' eki şimdiki zaman ortacını oluşturur ve burada sıfat olarak kullanılır.

Bir dondurucunun (freezer) içini hayal edin. 'Freezing' o kadar soğuk demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.