noun

frenzy

çılgınlık, cinnet, telaş

The crowd was in a frenzy.

Kalabalık çılgına dönmüştü.

He worked in a frenzy of activity.

Bir faaliyet çılgınlığı içinde çalıştı.

in a frenzy çılgınlık içinde Kalabalık çılgına dönmüştü.

a frenzy of (sth.) bir ... çılgınlığı Bir faaliyet çılgınlığı içinde çalıştı.

Eş anlamlılar: hysteria (isteri), madness (delilik), fury (öfke); Zıt anlamlılar: calm (sakinlik), peace (huzur)

Yunanca 'phrenitis' (beyin iltihabı) kelimesinden, o da 'phren' (akıl) kelimesinden gelir.

'Friend-zy' (arkadaş-çılgınlığı) gibi ses çıkarıyor. Arkadaşlarınızın bir partide çılgına döndüğünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.