adjective

frequent

sık, sık sık olan

He is a frequent visitor to this city.

Bu şehre sık sık gelen bir ziyaretçidir.

Frequent breaks can improve concentration.

Sık molalar konsantrasyonu artırabilir.

((isim)) ... sık olan He is a frequent visitor.

Eş anlamlılar: common, regular, repeated; Zıt anlamlılar: infrequent, rare

Latince 'kalabalık, sık' anlamına gelen 'frequentem' kelimesinden gelir.

'Sıkça Sorulan Sorular' (SSS) ifadesini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.