fresh
Çeviri
taze, yeni, serin, cüretkar
Örnekler
I like fresh fruit.
Taze meyve severim.
Let's get some fresh air.
Hadi biraz temiz hava alalım.
She has a fresh idea.
Onun yeni bir fikri var.
Don't get fresh with me.
Benimle cüretkar konuşma.
Dilbilgisi Kalıpları
fresh ((isim)) taze ((isim)) I like fresh fruit.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: new, recent, clean; Zıt anlamlılar: stale, old, rotten
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'tuzlanmamış' anlamına gelen 'fersc' kelimesinden gelir. Gıdanın korunmamış ve dolayısıyla yeni olduğu fikrinden 'yeni' anlamına evrilmiştir.
Hafıza İpuçları
'Taze' sıkılmış portakal suyunu düşünün. Yeni, temiz ve canlandırıcıdır.