fret
Çeviri
endişelenmek, kaygılanmak, üzülmek
Örnekler
Don't fret about the small details.
Küçük ayrıntılar için endişelenme.
She fretted that she would be late.
Geç kalacağından endişeleniyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((about sth.)) bir şey hakkında endişelenmek Don't fret about what people think.
((that ...)) ... diye endişelenmek He fretted that he would miss the train.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: worry (endişelenmek), agonize (ızdırap çekmek), brood (kara kara düşünmek); Zıt anlamlılar: relax (rahatlamak), rejoice (sevinmek)
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yiyip bitirmek' anlamına gelen 'fretan' kelimesinden gelir, tıpkı bir endişenin insanın düşüncelerini 'yiyip bitirmesi' gibi.
Hafıza İpuçları
Sürekli bir gitar 'perdesine' (fret) basıldığını ve sürekli endişelenmek gibi gergin bir ses çıkardığını hayal edin.