noun

fringe

saçak, püskül, kenar, çevre

The scarf has a decorative fringe.

Eşarbın dekoratif bir saçağı var.

He lives on the fringe of society.

Toplumun kıyısında yaşıyor.

((bir şeyin)) üzerinde saçak (bir şeyin) üzerinde dekoratif kenar The rug has a fringe on its edge.

((bir şeyin)) kenarı (bir şeyin) dış kenarı She works on the fringe of the art world.

Eş anlamlılar: border, edge, periphery; Zıt anlamlılar: center, core, mainstream

Eski Fransızca 'frenge' (kenar) kelimesinden, o da Latince 'fimbria' (saçak, kenar) kelimesinden gelir.

Tüm ipliklerin 'kenarından' sarktığı saçaklı bir ceket hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.