noun

frog

kurbağa

A green frog jumped into the pond.

Yeşil bir kurbağa gölete atladı.

He had a frog in his throat.

Boğazı gıcıklanıyordu.

((sıfat)) bir kurbağa (sıfat) bir kurbağa A green frog jumped into the pond.

boğazı gıcıklanmak net konuşamamak He had a frog in his throat.

Eş anlamlılar: toad (kara kurbağası)

Eski İngilizce 'frogga' kelimesinden gelir.

Bir kurbağanın 'vrak, vrak' diye ses çıkardığını hayal edin. 'Frog' kelimesini benzer sesli 'frock' (elbise) kelimesiyle karıştırmamaya dikkat edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.