frontier
Çeviri
sınır, hudut, bilinmeyen alan
Örnekler
They lived on the American frontier.
Amerikan sınırında yaşadılar.
This discovery is the new frontier of science.
Bu keşif, bilimin yeni sınırıdır.
Dilbilgisi Kalıpları
the frontier of ((sth.)) (sth.)'ın sınırı This is the new frontier of science.
on the frontier sınırda They lived on the American frontier.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: border, boundary, edge, limit
Etimoloji
Eski Fransızca'da 'sınır bölgesi' anlamına gelen ve 'front' (ön) kelimesinden türeyen 'frontiere'den gelir.
Hafıza İpuçları
Bir ülkenin veya bir bilgi alanının 'ön' (front) hattını hayal edin. İşte bu 'frontier'dır.