noun

frontiersman

sınır sakini, öncü, göçmen

The frontiersman built a cabin in the wilderness.

Sınır sakini vahşi doğada bir kulübe inşa etti.

((a/the)) frontiersman ((...)) bir sınır sakini Sınır sakini, hayatta kalma becerileriyle tanınırdı.

Eş anlamlılar: pioneer, settler, explorer (öncü, yerleşimci, kaşif)

'frontier' (sınır) + 'man' (adam) kelimelerinden. Sınırda yaşayan adam.

Medeniyetin 'ön' cephesinde, yani sınırda yaşayan bir adam hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.